Nisan 2008 için Arşiv

Mobilya Moda

Salı, 29 Nisan 2008

Evinizle aranızdaki ilişki tek taraflı kesinlikle değildir, verdiğinizi alır, ettiğinizi bulursunuz. Evi biçimlendirirken gün gelip onun da sizi biçimlendireceğini göz önünde bulundurmalısınız. İpler bir gün evinizin eline geçer ve siz onun büyüttüğü bir çocuk gibi dolaşırsınız etrafta.

İpler bir gün evinizin eline geçer ve siz onun büyüttüğü bir çocuk gibi dolaşırsınız etrafta.
Evleri bizim şekillendirdiğimiz doğrudur; bir alışverişten bahsedeceksek veren taraf olduğumuz da…

Evler önceleri bomboştur ne de olsa; giydirilmeyi, biçimlenmeyi ve bizim seçtiğimiz role bürünmeyi bekler.

Peki biz onlara nasıl roller biçeriz? Kendi oynadığımız rolü elbette; iyimser, neşeli, romantik, melankolik, dağınık, tertipli… Bu yüzden birisini tanımak istiyorsanız onunla yolculuğa çıkmanıza gerek yok, evine gitmeniz yeterli; sokaklar, ofisler, çay bahçeleri, hastane ya da okul koridorları gelip geçici yerler; sizi ne kadar ele verebilir ki! Oysa ev, dışarıda gezdiremediğiniz diğer yarınızdır, ancak ona dönünce tamamlanır ve huzura erersiniz. Evin dışında olmanız, bir yapbozun en önemli parçasının kayıp olması gibidir, içeri girersiniz ve boşluğa çizilmiş suretinize can verirsiniz.

Evinizle aranızdaki ilişki tek taraflı değildir, verdiğinizi alır, ettiğinizi bulursunuz. Evi biçimlendirirken gün gelip onun da sizi biçimlendireceğini göz önünde bulundurmalısınız.

İpler bir gün evinizin eline geçecek ve siz onun büyüttüğü bir çocuk gibi dolaşacaksınız etrafta. Eviniz karanlık ve soğuksa benziniz solgun, hep üşürmüş gibi, huzursuz bir hal üzerinizde; ılık ve şefkatliyse dingin bir ifade yüzünüzde…

Şimdi biri evinize gelse, bir düşünün, size dair ipuçları bulabilir mi evinizde? Sizi anlatan, sizi yansıtan bir kokusu var mı evinizin, hatta nefes alıp veriyor mu, bir ruhu var mı? İçeriye girdiği an, burada kitapsever, çiçeksever, çocuksu, sportif, sade, pratik, gürültülü, zihni karışık, çok gezen, hiç evinden çıkmayan, tertipli, koleksiyoncu, müşfik, kuralcı, detaycı, esnek, maharetli.. insanlar yaşıyor diyebilir mi?

Yoksa, hiçbir şey anlatmıyor mu eviniz, hiç katkıda bulunmadınız mı ona, onun da size bir katkıda bulunmayacağını bile bile… Cadde üzerindeki herhangi bir mobilya mağazası vitrininden farksız mı yaşadığınız ev? Kanepe ve koltuklar, ortada bir sehpa, odanın darlığına aldırmadan yan yana sıralanan gümüşlük, büfe, yemek masası vs… Sizi alıp aynı şekilde döşenmiş başka bir eve koymak isteseler ‘ille de kendi evim’ diyeceğiniz ne var? Anadolu’ya yaptığınız gezilerden birinde satın aldığınız bir kilim, bakır ibrik, bir kavanozun içerisinde Ege sahillerinden toplanmış deniz kabukları, Üsküdar’daki antikacılardan aldığınız şamdan, gözünüz gibi baktığınız çiçekleriniz, kendi ellerinizle ördüğünüz dantel perde, hele kitaplarınız, dergileriniz…

Evdeki her eşya sanki sizin için bir araya gelmiş gibi olmalı; coşkuluysanız fıstık yeşilleri, turuncular, romantikseniz şeker pembeleri, müzik zevkinizi yansıtan bir albüm koleksiyonu, geçmişi yaşamayı seviyorsanız dantel örtüler, lambalı radyolar, gezgin ruhuna sahipseniz duvarda kocaman bir dünya haritası, yerküre, gittiğiniz yerlerden getirdiğiniz objeler, çektiğiniz fotoğraflardan oluşturduğunuz bir köşe, pratik ve sade bir hayattan hoşlanıyorsanız, işlevsel eşyalar…

‘Şimdi bu moda’, diye evinizin baş köşesine buyur ettiğiniz objeler ‘ben bu eve ait değilim’ diye bağırıyorlar; inadınız niye? Siz de iğreti tedirgin ve hatta gülünç duruyorsunuz sırf, gösterişli, şık, zengin gösteriyor diye aldığınız eşyalar arasında

Mobilya ve dekorasyon 2008

Salı, 29 Nisan 2008

 

2008′nin dekorasyon trendleriyle ilgili ipuçları
# Parlak, canlı renkler ve geometrik desenler sezonun modası.
# Koltuk kumaşlarında ağırlıklı olarak kadife ve deri kullanılıyor.
# Altın ve gümüş, ev aksesuarlarında öne çıkan renkler.
# Etnik modası hâlâ devam ediyor.
# Sezonun tarzını yakalamak için eski ve yeni eşyaları bir arada kullanın. Eşya sayınızı mümkün olduğunca az tutun.
# Avizeler geri döndü. Ama bu sefer kristalleri ve camları olabildiğince renkli.
# Halılarda modern tasarımlar dikkat çekiyor. Geometrik desenli modeller ve pelüşe benzer tüylü shaggy halılar çok satıyor. En çok tercih edilen renkler ise kahve, yeşil, bordo ve krem.

Modern ve klasik çizgiler
İsveçli mobilya ve ev aksesuvarları markası IKEA, basit ama işlevsel ürün arayanlar için yaratılmış. Üstelik fiyatları oldukça ekonomik. Özellikle, modern ve klasik çizgileri bir araya getiren Stockholm serisi urban cool’lara göre.
Siyah-beyaz, kahverengi, bej ve kırmızı renk gruplarından oluşan seride koltuk, sandalye, puf, masa, sehpa, kitaplık, dolap gibi mobilya ürünleri, tekstil ürünleri, aydınlatma ürünleri ve aksesuvarlar bulunuyor.

Rengarenk, eğlenceli tasarımlar
Karınca’da farklı tasarımcıların imzasını taşıyan rengarenk, eğlenceli ürünler var. Kurbağa desenli bahçe masası, kalp yastık satıştaki ürünlerden ikisi. Budun Design Company de tıpkı Karınca gibi değişik form, renk ve malzemelerden yola çıkarak tasarlanan ürünleri satışa sunuyor.

Dünyaca ünlü markaların koleksiyonları
Christofle, Gaia&Gino, Missoni, Prada, Ralph Lauren ve Versace gibi moda markalarının ev koleksiyonları urban cool’ları Beymen Home’da bekliyor. Mağazanın ürün grubu mutfaktan banyoya, aksesuvardan mobilyaya kadar uzanıyor.

Haz veriyor
Kanyon’daki Haaz Design Store’da tasarım dünyasına yön veren, birbirinden ünlü tasarımcıların mobilyaları ve objeleri satılıyor. Lamba, vazo, biblo, dergilik, askı alışverişinizi bu mağazadan yapabilirsiniz

Yataş Mobilya Bebek Odası

Salı, 29 Nisan 2008

 

Yataş`ın İki güzel
Bebek Odası

Yataş yeni hazırladığı
“Bonbon” ve “Kale” bebek odalarında sadece bebekleri değil o odada uzun zaman geçiren anneleri de düşünmüş.

Alt değiştirme operasyonunu
kolaylaştıran çekmeceli ünite, düzenli çocuk yetiştirmeyi sağlayacak oyuncak toplama sandığı gibi pek çok detay düşünülmüş ve zevkli desenlerle birleştirilmiş. Kız ve erkekler için ayrı ayrı renk seçenekleri de sunan Yataş Bebek Odası koleksiyonunun yeni ürünleri, fonksiyonelliğiyle olduğu kadar şirinliğiyle de dikkatleri üzerine çekiyor.

Yataş Mobilya

Salı, 29 Nisan 2008

 

Yataş mobilya  2008 senesinde yeni ve modern  tarzıyla girdi.

Yataş’ınson koleksiyonundaki tasarımlar, Evinizin her metre karesini modern ve estetik bir atmosfere dönüştürmeyi hedefliyor.     
     Modayı takip eden  iç dekorasyonda, ev eşyalarının da modern seviyesi epeyce yükseldi. Modayı ve yeni tarzları bütünleştiren Yataş, 2008 modasınıda değerlendiriyor. Markanın hazırladığı modeller, evin her odasında  sizi yansıtmanıza önem veriyor.
     
     Her yeni modaya uyan  klasik desenleri  yatak odalarına aktaran Darnasus’un gardırobu aynalı olarak hazırlanmış. Şık tuvalet masası ile göze batan modeli yatak başlığı, karyola ve komodin bütünleştiriyor. Takımın kiraz ve Amerikan meşe renk alternatifleri bulunuyor.
    
     Darnasus’un klasik tarzı, yemek odalarında da seçkin bir atmosfer yaratmaya yardımcı oluyor. Amerikan meşe ve kiraz renk seçenekleri, mekandaki ağırbaşlı estetiğin sınırlarını çiziyor. Uzun büfesi, büyütülebilir masası, yüksek büfesi ve gümüşlüğü ile gereksinimlerinize gere dizayn edilebiliyor.

Yağmur Mobilya

Salı, 29 Nisan 2008

 

Nisan yağmuru değil yağmur mobilya
Türk mobilya piyasasının önde gelen firmalarından olan Yağmur Mobilya; Balkanlar’daki ilk mağazasının açılışından sonra ilk bayiliğini de Plovdiv’ olarak belirleyip hizmete açtı. Yağmur’un Plovdiv bayisi Kupler şirketi, oturma odalarından ev tekstiline, yerden bahçe mobilyalarına varıncaya kadar geniş bir yelpazede mobilya adına hemen her ürünü müşterilerine takdim ediyor.

Yağmur  Mobilya’nın Plovdiv Bayiliğini alan Kupler şirketi müşterilerine ortalama 100 metrekarelik mevkide hizmet verecek. Firma sahibi Aleksandra Tomova, Yağmur Mobilya ile toptan ve parekende mağazacılık sektörüne girdiklerini, firmanın ürettiği oturma grupları, yataklar, yemek odaları, ev tekstili, genç grupları gibi tüm ürünleri farklı renklerde ve modellerde tüm hafta sonunda mağazalarında müşterilernin beğenisine sunacaklarını söyledi.

Merhaba dünya!

Salı, 29 Nisan 2008

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!